Son Dakika
23 Kasım 2017 Perşembe

Öcalan’ı Suriye’ye Ben Davet Ettim

16 Şubat 2013 Cumartesi, 17:39

PKK’ya yakınlığı ile bilinen Birikim Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Ömer Laçiner ilginç iddialarda bulundu. Bugün TV’deki bir televizyon programında konuşan Laçiner, Öcalan’ınn 1979 yılında Suriye’ye kaçışını kendisinin aracaılığıyla gerçekleştiğini iddia etti. “Öcalan’ı Suriye’ye ben davet ettim” şeklinde konuşan Laçiner şunları söyledi:

ÖDP, EDP BENİM İÇİN TARİHİN GERİSİNDE KALMIŞTIR

Siz sosyalizmin yeniden tanımlanması gerektiğini söylediniz ve birileri de çok kızdı, sizin gibi düşünenlere. Sizde onlara kızdınız ve hatta şöyle bir cümleniz var onlar muhafazakâr solcular ve solu kurutan adamlar. Kim bunlar?

Şuanda görünen, eğer yani kalıpta sosyalistlik hakkımdır deyip düne kadar farklı bir şey söylemeyenler en fazla sağını solunu restore edenler falan. ÖDP’sinden EDP’sine şu anda parti olarak örgütlenmiş kim varsa bunlar geleneksel sol yada sosyalist anlayışı temsil ediyor benim için tarihin gerisinde kaldı onlar ÖDP’de dahil. Söylüyorum da bunları yani bunların geniş izahlarını yaptım. Bu tanımlamanın kendisine itiraz ediyorlarsa, edebilirler benim fikrim değişecek değil. Ben bunun argümanlarını söyledim, eğer buna bir itirazınız varsa yanlış olduğunu düşünüyorsanız buyurun tartışalım, Birikim Dergisi de bu tartışmaya açık. Sizlerin yaptığınız anlayış tarih dışıdır ve sosyalizmin bütün amaçlarını gerçekleştirmeye yetecek kapasitede içerikte değildir ben bunu söylüyorum. İsteyen bunun tartışmasını bizim ile yapabilir. Biz buna açığız, öyle bir tartışmaya gelemezler gelmiyorlar da çünkü sol bilgi üzerinde tartışır ama dediğim gibi onlar geleneksel, herkese sorduğunuzda yarım yamalakta olsa cevap verebileceği şeyleri, işte Devlet Mülkiyeti, eşitlik lazım işte zenginlerden alınır fakirlere verilir hep gibi şeyler anlatır size. Daha rafine şeklini anlatırlar hep paylaşma üzerine işte onu paylaştırırız bunu paylaştırırız. İşçilere sizi sömürüyorlar falan oradan gaza getirmeler falan. Ben diyorum ki işçileri gündeme getirecekseniz, niye bir makine parçası olduklarını sorgulayın önce asıl buna isyan etsinler.

ÖCALAN İKNA ETMEK İÇİN BENİ SURİYE’YE ÇAĞIRDI

Yakinen olmasa da Öcalan’ı tanıyorum evet 80’li yıllardan bir tanışıklığımız var. O Suriyedeydi ben Almanyadaydım. Bunu anlatmakta beyis yok utanılacak bir şeyde yok söylerim ben yani başka insanları ilzam edecek şeyler söylemem hele cevap veremeyecek insanlar hakkında. Abdullah Öcalan hakkında konuşmamda onun cevap verebilecek durumda olması zaten cevap verecek bir şeyde olmayacakta.

CUNTAYA KARŞI PKK İLE SOL BİRLİKTE GERİLLA MÜCADELESİ VERECEKTİ

Şimdi şöyle oldu 1982’de Avrupa’ya çıktım, kaçtım yani öyle diyelim orada bir faşizim’e karşı bir topluluk vardı yani oradaki sol örgütler 12 Eylül rejimine karşı böyle bir, ortak güçlerini birleştirmişler adı da faşizme karşı birleşik halk cephesi mi neydi. Burada PKK da vardı, Devrimci Yol da vardı, aşağı yukarı üç-beş sol örgüt vardı. Tabi bunların militan güçleri de Suriye’de. İşte bu topluluk kendi aralarında konuşmuşlar, işte hepimiz güçlerimizi birleştirip Türkiye’de rejime karşı bir gerilla savaşı yapalım. Bunun hazırlıkları yapılıyor, kamplarda insanlar yetiştiriliyor bilmem ne. Kamplar Suriye’de Beka Vadisinde bilmem nerede.

Orada gerilla yetiştirilecek Türkiye’ye getirilecek ve bu iş bitirilecek. Bunun içinde sizde varsınız yani?

Yani ben bunları gördüm ve insanlara bu işin sakat iş olduğunu bunun yapılmaması gerektiğini düşündüm. Ben 1980’lerle alakalı bir analiz yaptığımda bu şekilde bir hareketin sonuç vermeyeceğini ve zararlı olabileceğini söylüyordum. Orada da ben beraber olduğum insanlara bunun dağılması gerektiğini gerilla falan işlerine girilmemesi gerektiğini, mücadelenin başka yollarla yapılması gerektiğini söyledim.

ÖCALAN’IN DAVETİNE İCABET ETMEDİM

Dolayısıyla benimde bu konuda muhalif tavrımı bildiği için beni ikna etmek için birkaç kere konuşuldu. Bende kendilerinin de yanlış yaptığını falan söyledim aracı insanlar aracılığıyla tabi. O da bir geldiğinde tanışalım falan dedi. Bende hayır dedim Suriye falanda zaten hoşlaştığım şeyler değil zaten sonuçta ben tartışılacak bir şey söylemiyorum, kesin bir şey söylüyorum. Bu davete icabet etmedim. Daha önceden bir tanışıklığımız yok. Sol görüşlerin PKK’nın birbirini tanıdığı belliydi sonuçta ama o zamanlarda PKK bana antipatik gelirdi zaten 1979’lara kadar insanlar tarihleri bilmeden konuşuyorlar, 1979’lara PKK o bölgede kendisine rakip Türk ve Kürt sol gruplardan insanlar öldürdü. O zamana kadar askere tek bir kurşun attığı yoktur. Hep kendine rakip Türk solundan Kürt solundan insanları öldürdü. Onun içinde kimse onlarla ilişki kurmuyordu. Oradaki gruplarda zaten PKK’nın yanlış yaptığını empoze etmeye çalışıyorlardı. Daha sonra kısmen bir özeleştiri yaptı fakat daha sonra bu özeleştiri üzerinde durmadı çünkü PKK.

PKK DİYARBAKIR CEZAEVİNDE DİRENİNCE KÜRTLERİN DESTEĞİNİ ALDI

Tabi ki bu 12 Eylül’ün yaptığı en büyük ihanettir. Hem Mamak’ta özellikle Diyarbakır Cezaevinde yaptıklarıyla bu adamlar Türkiye’ye yaptıkları en büyük ihaneti yapmışlardır. O zulüm şuanda Kürtlerin haklı olarak zihnindedir. Kimse bunu unutmamalı insanlara ağır hakaretler edildi. Ağır işkenceler yapıldı insanlık dışı işler yapıldı.Yani bugün mensupları basın da bilir bunu bu uygulamayı yapan insanları. Yani kalkıpta işte efendim bun Kenan Evren yaptı falan diye hafife almamak lazım. Diyarbakır Hapishanesin de asker olanlar orada astsubay olanlar kumandanlar v.s. bunların hepsi bu işlerden sorumlular. İnsanlık önünde bu adamların hepsi suçludurlar. Çünkü bunlarında sıradan askerlerinde katıldığı ağır işkenceler yapıldı burada. Bunlar hesap vermelidir bu işkenceler sırasında PKK grupları kendisini yaktı bunları protesto için ve büyük meşale bu hareketin birden bire bütün Kürt halkının direnişinin temsilcisi olmasına yetti.

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz