Son Dakika
13 Aralık 2017 Çarşamba

12 Ocak 2008 Cumartesi, 21:42
Batuhan ÇOLAK
Batuhan ÇOLAK batuhancolak@gmail.com Tüm Yazılar

Üniversitelerdeki Bölücü Faaliyetler

Üniversitelerde yaşanan olaylara her geçen gün bir yenisi daha ekleniyor. Özellikle son günlerde yaşanan olaylar üniversitelerimizde tehlikenin ne boyutlara ulaştığını bir kez daha gözler önüne serdi.   Üniversitelerimizde Türk Milleti’nin değerlerine sataşanlar, bölücü söylemlerde ve faaliyetler bulunanlar mazlum pozisyonuna düşüyorlar. Bu mazlum rolünü oynayabilmek içi nde şu taktiği izliyorlar; “Türk Milleti’nin hassasiyetlerine saldırıp, duyarlı öğrencilerden […]

Üniversitelerde yaşanan olaylara her geçen gün bir yenisi daha ekleniyor. Özellikle son günlerde yaşanan olaylar üniversitelerimizde tehlikenin ne boyutlara ulaştığını bir kez daha gözler önüne serdi.

 

Üniversitelerimizde Türk Milleti’nin değerlerine sataşanlar, bölücü söylemlerde ve faaliyetler bulunanlar mazlum pozisyonuna düşüyorlar. Bu mazlum rolünü oynayabilmek içi nde şu taktiği izliyorlar; “Türk Milleti’nin hassasiyetlerine saldırıp, duyarlı öğrencilerden tepki almak. Aldıkları tepki sonrasında da etnik grubu farklı ve bu farklılığından dolayı da darp edilmiş mazlum rolünü oynamak”.

 

Son bir haftada cereyan eden olaylarda bu oyunu çok rahat görmemize rağmen, bir takım medya olayları çarpıtarak tamamen belli siyasi gruplara yıkma çabasındalar. Belli başlı medya organları üniversitelerdeki bölücü örgüt faaliyetlerini suçlamak ve bu konuya tepki çekmek yerine, bölücülere tepki gösterenleri suçlayıp haber olarak vermektedir.

 

İTÜ ve Mersin Üniversiteleri’nde çıkan olayların tek sorumlusu olan bölücü örgüt yandaşları, medyayı da kullanıp “saldırıya uğramış insan görüntüsü” çiziyorlar. Sen geleceksin bir milletin ecdadına, bayrağına, değerlerine söveceksin tepki alınca da mazlum pozisyonuna düşeceksin. Bu kabul edilemezdir.

 

Türk medyasının önemli kuruluşları üniversitelerimizde oynanan oyunları her ne hikmetse göz ardı etmektedir. Mesela 2005–2006 eğitim-öğretim yılında üniversitelerimizdeki vahim tablodan hiç bahsedilmemekle beraber, bölücü örgüt yandaşlarının üniversiteleri ele geçirme çabaları da göz önünde bulundurulmamaktadır.

 

2005–2006 eğitim-öğretim yılının tamamını ve 2006–2007 eğitim-öğretim yılının ilk yarısını temel alarak üniversitelerimizdeki tabloya bakalım;

 

AKDENIZ ÜNİVERSİTESİ (Antalya): PKK yandaşlarının okuldaki yurtlara hâkim olma çabasında olduğu görülüyor. Üniversite içinde çok sık olaylar yaşanıyor, geçmişte de yaşanmış büyük olaylar var. (Basına yansımadı)

 

ANKARA ÜNİVERSİTESİ: Her yıl nevruz şenliklerinde üniversitede nereden geldikleri belli olmayan bölücü örgüt yandaşları sahne alıyor. Halaylarla zılgıtlarla başlayan etkinlikler pkk propagandasıyla son buluyor. (Basına yansımamakta)

 

BOĞAZİÇİ ÜNİVERSİTESİ (İstanbul): Boğaziçi Rektörü, Bilgi Üniversitesi’nde düzenlenen amacını aşan ve büyük tepkiyle karşılaşan Ermeni konferansına en büyük desteği verenler arasındaydı. (Basında çok az yer buldu, büyük medya organlarında hiç verilmedi)

 

ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ (Adana): Geçen sene mayıs ayında apo posterlerinin asıldığını ve bölücü örgüt yandaşlarının baskı kurduğu bir üniversite. Asılan paçavraların medyaya yansıması üzerine bir öğretim üyesinin bölüm başkanlığından istifası etti ve paçavraların asıldığı R–1 kantini yıkılıp yerine derslik kuruldu. Bizzat Cumhurbaşkanı’nın talimatıyla açılan soruşturmalar neticesinde olayın geçtiği yere Türk Bayrağı asıldı. (Olayları sadece 2 gazete verdi)

 

DİCLE ÜNİVERSİTESİ (Diyarbakır): Geçen sene Türk bayrağı taşıdıkları gerekçesiyle birçok öğrenciye saldırı yapıldı. (Basına hiçbir şekilde yansımadı)

 

DOKUZ EYLÜL ÜNİVERSİTESİ (İzmir): Geçen sene ve önceki senelerde okul içinde PKK’yı destekleyen bildiriler dağıtıldı. Çıkan olaylar sonrası yine birileri mazlum ve ezilmiş oldu. (Bir kısım medyaya gerçeklikten çok uzak bir şekilde yansıdı)

 

EGE ÜNİVERSİTESİ (İzmir): Ege Üniversitesi’nde yaşanan olaylar da Dokuz Eylül Üniversitesi’nde yaşananların kopyası niteliğinde. (Basına farklı yansıdı)

 

İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ: İstanbul Üniversitesi siyasi yönden çok karışık bir üniversitedir. Her türlü yasadışı örgüt üniversite içinde var olmaya çalışıyor. PKK yandaşlarının sayısının bir hayli fazla olduğu görülüyor. Üniversite içinde öğrenci kulübü adı altında faaliyet gösteren “Halk Bilim Klubü” sayesinde her türlü bölücülük yanlısı siyasi propaganda yapılabiliyor. Geçen sene, Üniversite içinde, PKK’yı öven şarkılarıyla tanınan Grup Yorum konser vermişti. Sol gruplar tarafından her sene Mahir Çayan’ın resimleri asılır, ölüm oruçları tutulur, yemekhanelerde eylemler düzenlenir. Sonuç olarak İstanbul Üniversitesi için acil olarak önlem alınmalıdır. PKK ve yandaşlarının üniversite üzerindeki etkisi yok edilmelidir. (Basında çok az yer aldı. Çıkan haberlerde objektiflikten çok uzaktı)

 

İSTANBUL TEKNİK ÜNİVERSİTESİ: PKK yandaşları çok fazla. Geçen sene Türk Bayrağı astıkları gerekçesiyle öğrenciler darp edilip yerlerde sürüklendi. Geçen hafta pkk provokasyonuyla çıkan olaylar ilerisi için önemli işaretler verir nitelikteydi, şiddeti her geçen gün artan üniversite için acil önlem alınması gerekiyor(Yazılı ve görsel medyada oldukça yer buldu. Ancak çıkan haberler objektiflikten çok uzaktı).

 

KAFKAS ÜNİVERSİTESİ (Kars): Geçen eğitim-öğretim yılında Kafkas Üniversitesi Öğrenci Derneği’nin (KAÜ-ÖDER) Kars Sanat Merkezi’nde düzenlediği ‘Demokrasinin Öncelikli Sorunları’ konulu konferansa DTP Kars İl Başkanı Mahmut Alınak ile İstanbul Kürt Enstitüsü Tarih Bölümü Başkanı Hasan Baraçkılıç konuşmacı olarak katıldı. Bu konferansta söylenen sözler tamamen bölücü örgütün propagandası niteliğindeydi. DTP il başkanının sözlerinin öğrenciler tarafından sürekli alkışlarla kesilmesi de üniversitedeki öğrenci profilini anlatır nitelikteydi(Basına yansımadı).

 

KOCAELİ ÜNİVERSİTESİ : Geçen sene Deniz Gezmiş’in dev posteri açılınca, duruma tepki gösteren karşıt görüşlü öğrenciler olaya müdahale etmek istedi ve olaylar büyüdü. Bunun üzerine bölgeye jandarma sevk edildi. Grupları dağıtabilmek için havaya ateş açmak isteyen askerlerden biri, yanlışlıkla asker arkadaşını vurarak şehit düşmesine neden oldu. Yani okuldaki siyasi yapı bir Mehmetçiğin şehit olmasına sebep oldu. (Basına çok az bir bölümü yansıdı)

 

MUĞLA ÜNİVERSİTESİ: Bölücü örgüt yandaşlarının üniversite üzerinde büyük oyunları var. 19 Aralık’ta meydana gelen olaylarda birçok milliyetçi görüşlü öğrenci yaralandı. Bu gibi olaylar birçok zaman tekrar ediyor. DTP il başkanlığı üniversitedeki bölücü yandaşı öğrencilerin en büyük destekçisi durumunda. (Basına yansıdı)

 

OSMANGAZİ ÜNİVERSİTESİ (Eskişehir): Üniversitede geçen sene büyük sıkıntılar yaşandı. Bahar şenliklerinde olay çıkaran bölücü örgüt yandaşları halaylar ve zılgıtlar eşliğinde PKK propagandası yaptılar. (Basına yansımadı)

 

YAKIN DOĞU ÜNİVERSİTESİ (KKTC): PKK sempatizanları okula hâkim olma çabasında. Okuldaki PKK yandaşı öğrencilerin çoğunun lüks arabalara binip “hukuk” bölümlerinde okumaları da dikkat edilmesi gereken önemli bir ayrıntı. (Basına yansımadı)

Görüldüğü üzere üniversitelerimiz için tehlike çanları çoktandır çalmaya devam ediyor ve her geçen gün artan PKK yanlısı kışkırtmalar ve eylemler üniversitelerin doğal işleyişi haline getiriliyor.

 

Sonuç olarak PKK’nım yeni mücadele alanı üniversitelerimiz olmuştur. Bölücülerin bu amaçla her türlü faaliyeti en kısa zamanda bitirilmeli ve üniversitelerimiz geleceğimizin en büyük ilim yuvaları haline getirilmelidir. Bu doğrultuda Türk medyası da üzerin düşen görevi en iyi şekilde yapmalı, tarafı olacaksa da bu taraflılık Türk Milleti’nin hassasiyetleri doğrultusunda olmalıdır.

 

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz